HARRAN.COM

Harran; Kültür, Sanat, Edebiyat, Şiir, İnsan, Hayat, Tarih...

  

Image description

25 Şubat 1997, Gaziantep Asri Mezarlığı, Bülent Özcan'dan Ölülere Şiir Dinletisi!..

                                   KAN EMİCİLERİ ÇOĞALIYOR YAŞAMIN... *

                                                                                                Bülent ÖZCAN - Londra

Korku salıyor yeni dünya düzeni!.. Karanlık almış başını gidiyor!.. Doğmadan ölüyor bebekler daha!.. Mavi - yeşil küremiz korkunç savaşlara gebe!..

Tüm şiddetiyle devam ediyor silahlanma yarışı!..
Düzenin yontucuları sömürünün çarkında öğütmekteler yaşamı an be an... Onlar ki, yaşamın sahte sürücüleridirler ve adlarını yazdırmaktadırlar kör, sağır bir tarihe! O tarih ki, hep yalan...
Kan emicileri çoğalıyor yaşamın...

II.

"Biraz daha ustalaştık taşı yontmada" diyor yoldaş Nazım; oysa, yeni insan, yirminci yüzyılın o çok gelişmiş olarak nitelendirilen ruhsuz, yüreksiz, silik insanı, bir şey getirmedi bu çağa; kandan, savaştan, zulümden, açlıktan başka!..
Bir ağlama duvarı oldu dünya...
Yargısız infazlara ayarlı zaman, kanatıyor kendini yeni baştan ve geriye işliyor durmadan. Herşey sanki sil baştan yaşanıyor.
Çarmıha gerili d ü ş ü n c e, gözaltılarda, hücrelerde, darağaçlarında acılar devşiriyor boyuna...
Duyusunu yitirmiş, bilinçsiz, ereksiz beyinler tınmıyor bir türlü. Gittikçe körelen bir usla yitik tümceler çoğaltıyorlar günübirlik. Ve sahte gülücükler dağıtıyorlar huzur içinde tutarsız!..
Her bir köşesinde bu canlı kürenin acı çekiyor insanlar. Emeği, işgücünü dışlıyor, evrenin insan tanımaz tanrıları, kanun koyucuları ve ehlilleştirmek istiyorlar insanı...
Tüm insanlığa yara oldu bu çağ! Kanayan, kaynayan bir yara!..

III.

Sevgili okur, sana düşen, bu kavgada, bir an önce yerini almandır...
Kalk ve doğrul yerinden!.. Haykır, kır zincirini esaretin. Bu çağ: UTANÇ ÇAĞI! "Sen de katılmalısın yaşamı savunmaya!.."
Susma, susamazsın, s u s a r s a n, utan insanlğından; yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kez utan!..
Sıkılı tutma dişini öyle ağzında! Söyleyecek sözün vardır senin de... Bu kalleş, bu yoz, bu kahpe düzene karşı!..
Dinle, bütün dikkatinle, duyuyor musun? Dalga dalga yükselen, çığ gibi kopup gelen, bu umut dolu, coşkulu gür sesi!.. Sesini ver bu sese!..

IV.

Ölenleri düşün
               ölenleri
Ve öldürenleri
               kalleşçe
Büyüt içinde
              kor gibi
                   öfkeni
Ve dönüştür
            ölümü
                  sevince...


Korkma!
Ölüm
         y o k,
Ölüm yok
                bu yolda
                               ö l e n e . . .

İşte öyle... Bu onurlu kavga bizim; senin, benim, hepimizin...

Kuşan bu sevdayı
Omuzla sen de...
Kurtaralım dünyayı,
Gir aramıza sen de...

Yüklen bu kavgayı,
Bırak aksın kanın;
Çekelim bu halayı,
Yüz akıyız dünyanın...


V.

Ve unutma sevgili okur, o gün, bir gün gelecek, peşkeş çekilmişliğine inat zamanın. Hem çocuklar var daha büyüyecek...
Tüm bunlar işleyen sürecin gereği, yaşanılması gereken bir süreç; bu sürecin sonunda, yarınlar daha güzel, daha aydınlık, daha mutlu daha umut dolu olacak. Bu süreç bitecek sevgili okur, bitecek! Ve gül bahçesine dönecek dünya, insanlar sevgiyle gülümseyecek!..
Bir ağacın köklerinde özsudur umut ve an gelir dal uçlarına yürür şafakla!.. Sen gününü umuda ayarla...
Çünkü, dediği gibi ozanın: "Bir Gün Mutlaka..."


* Bülent Özcan'ın bu yazısı, "Okura Notlar" başlığıyla, Nisan 1995'te, Gaziantep'te kendisinin yayına hazırladığı Bağbozumu Ortak Betik'te sunu yazısı olarak yayımlanmıştır.